PARODİ

image1

Sessiz geceye kulak verin. Buz kadar soğuk toprağa. Merhem erişmez, yamaçlarına dağların. Hiç özgür küfürler edilebilir mi, pus bastığında ovaya? Edilmez. Sevilmez mesela okyanusa uzanan nehirler.  Ütopya yazıyorum, yaşamasam da olur. Gülmeyince de oluyor nasıl olsa. Belki düşünmesen de.. Ütopya yaşıyorum, anlatmasam da olurdu belki. Gülmezsem olmaz ama. Düşünmezsem bir gün, o zaman gülmem. Zaten gülmüyorsam yaşamamışımdırda. Yaşlanmamışımdır hatta. Ve yaşlanmayan birisi, bu hayatı yaşamamıştır. Soğudu mu ne hava? Mevsim, güneşe uzak duruyor ve ağaçların gölgesi daha az vuruyor betona. Ne kadar soğukta olsa et parçalarım, kavga etmek için yaşlanıyorum, düşünceler ve belki ziyan olacak fikirlerim donuk kalmasın karardıkça soğuyan geleceğe. İnsan soğudukça çabuk körelecek ve ölümü bir hayli meşakatli olacak. Bu sebepten çatsa bile kaşlarım olmadık yere, yinede dualar edeceğim geleceğe, kabul görmeyecek oysa! İnsan kullanılmadan önce de insanmış. Kendimizi kaybetmeden daha, savaş olmadan. Para doğmadan. 


İNTİHAR

Yalnızca kalıyordum. Annem saçımı okşadı, ölmüyordum. Annem yanımda ve hala gülüyordu. Farsça konuşuyormuş, gece olduğunda, çorba pişirmiş ve ekmekleri doğramış. Çorba içmeyi unutuyormuşuz, utanç ve öfke içindeydim. Büyük gülüyorum, kahkaha seslerimi duyacakmışım meğer ertesi güz. Olacak olaylar, kendime sinmemiş, olacak olan gürültüden mahzun kalıyordum. Ne hoş ama, bende anlayamıyorum şimdi.. yalnız değilsin. Annem saçımı okşadı, ölmüyordum. Üç beş kitabı aynı anda okumayı seviyorum, hikayeler birbirlerindeler, karakterler hikayeler arasındalar, geziniyorlarmış. Olacak olan olmuyor, olmayacak olan ölüyor. İlk yalnız kaldığımı anladığımda yaşım küçükmüş. Karakterleri anlatmışım iki saate, annemin mezarındaymışım. Kan kokusu hiç bu denli baskın kalamazdı. İhanet ve ardından yapma hikayelerde yapma olaylar. 


Hiçbir şey gerçek değilmiş. Otuz sekiz yaşıma geldiğimde, ki hiç sanmıyorum, ezberlenmiş bir iki şiir içinde gömüleceğim ve küllerim karışacak göğe...